Paraty/ Brezilya 🇧🇷 

Paraty adını yerel bir bataklık balığından almış ve bir dönem Portekiz sömürgesinde kalmış, Brezilya’nın güneydoğu kıyısında, Rio’nun 200 km kadar güneyinde bir koloni kasabası. Bu küçük koloni dönemi şehrin merkezi, sadece yayalara ait sokaklarıyla iyi şekilde korunmuş binalarıyla adeta bir ulusal tarihi anıt sunuyor. Körfezde bir tekneye binerek küçük adacıklara ve koylara doğru bir gezintiye çıkabilirsiniz. Kiralık bisiklet 4-5 saati 70 tl dediklerin de tekne turlarını sormaya korktum. Tekne turu ile şeker kamışı tarlalarını keşfedip ve Atlantica Ormanında yürüyüş yapabilirsiniz. Parke taşlı sokaklarda dolaşırken yaz dönemlerinde maymunlara denk gelebilirsiniz. 


Kasabanın arkasında  1300 metreye varan tropik ormanlar, dağlar ve şelaleler var.

Paraty, doğal güzelliği nedeniyle büyük bir turist çekiciliğine sahip ve IPHAN tarafından Ulusal Tarihi Yer işareti olarak listelenmiş. Topraklarının% 80’inden fazlası koruma birimleri tarafından korunmakta.

Kentin içinde 4 adet kilise var ve epey tarihi öneme sahipler.

Eski şehrin içinde araçlara izin verilmiyor. Sadece yaya,bisiklet ve teslimat yapan motorlar. Ek olarak fayton ve at arabaları bolca var.

Ayda bir kez dolunay olduğunda ve gelgit yüksek olduğunda, deniz suyu normal seviyelerinden yükseliyor ve kenti ayıran deniz kıyısındaki özel açıklıklar aracılığıyla Tarihi Merkez Bölgesine kadar geliyor. Gelgit azalana kadar bazı sokaklar kısa süre sular altında kalıyor.

Paraty yakınlarında belediye otobüsü ile gidebileceğiniz Paraty Mirim ve Trindade gibi harika plajları var. Üstelik Ubatuba gibi harika bir yerede belediye otobüsü ile ulaşmak mümkün.

Paraty’nin kendi plajıda var ama çok güzel olduğunu söyleyemem.

Şehri ikiye bölen birde nehir var. İçinde tekne,bot ve sandalların olduğu ve çevresinde eski yapılı evlerin ve restoranların bulunduğu bir nehir.

Terminalin hemen yanında ise İstanbul restoranı da var. İşleten iki kişi Türk. Yüzde yüz Türk yemeği bulamasanızda demleme çay, Türk kahvesi, köfte gibi bazı şeyleri bulabilirsiniz.

Gece hayatı da ayrı güzel ve oldukça hareketli. Canlı müzik yapan restoranlar ve barlar yaz sezonunda doluymuş. Şuan boş evet. Elimde bira ve doritos ile dolaştığım da çok az insan vardı. Rahatlıkla parmaklarımı yalayıp biramı içebilmiştim sfsjslskf

Her sokakta el işi sanatı yapıp satanlarıda görebilirsiniz.

Kızarmış muz alırmıydınız? Üzeri şekerli ve soslu kızarmış muz. Brezilyaya özgü mü bilmiyorum ama gayet hoş. 

Paraty’e gelipte memnun ayrılmayan biri olacağını hiç sanmıyorum.

Eğer iyi birer çocuk olursanız belki birgün sizde Paraty’i görebilirsiniz :)) 

Şimdilik bu kadar.

Selamlar…

Ilha Grande/ Brezilya 🇧🇷

Dün Brezilya’lıların cennetten bir parça dedikleri İlha Grande adasına gittim.

Rio de Janeiro’ya bu kadar yakın ve bir o kadar da ondan farklı olan Ilha Grande, Brezilya’nın rahatlatıcı, gelişmemiş cenneti. Feribottan adaya adım atmak, dış dünyadan soyutlanmak anlamına geliyor. Araba yok, banka yok (paranızı yanınızda getirin!), çalan telefonlar yok. Her şey güneş altında rahatlamak, yelken açmak, yüzmek, spaların içinde kaybolmak ve 30 küçük restorandan birinde taze deniz ürünleri yemek için ortaya çıkmaktan ibaret.

Ama yaklaşık yüz yıl önce Brezilya hükümeti tarafından serbest dolaşıma ve yerleşime kapatılmış. Nedeni ise; Brezilya ceza sisteminde ki en güvenli cezaevi yapılmış. 1994 yılında ise kapatılmış.

193 km 2 olan ada, doğal güzellikleri, bozulmamış tropikal plajları, bol bitki örtüsü ve engebeli peyzajıyla dikkat çeken popüler bir turistik öneme sahip.

Benim gittiğim dönem 21/22 Haziran ise sezon dışı olduğu için hayalet köy gibiydi.

Ormanın içine giren bir çok patika var. Treeking ve bisiklet için yollar mevcut. Ormana girdiğinizde hiç görmediğiniz kadar maymun ve farklı kuş türleri ile karşılaşmanız yüksek olasılıkta.

Sezon dışı olduğu için 2 gün de sıkıldım. 

Oysa onlarca ıssız koyları mevcut. Ocak Şubat ve Mart ayları cennetten bir parça diyebilirim.

Buraya kalkan boatlara ulaşmak için ise Sao Paulo veya Rio de Janeiro’dan kalkan otobüsler ile Conceição de Jacarei’ye yani Angro des Reis kıyısına gelmelisiniz. 30-40 real karşılığın da (kış sezonu için bu fiyat) bilet bulmanız mümkün. Adada bir çok hostelde mevcut.

Olurda yolunuz bu adaya düşerse mutlaka nakit para bulundurun.

İyi gezmeler..

Kurtarıcı İsa Heykeli/ Rio de Janeiro 🇧🇷

Brezilya’nın Rio do Janeiro şehrinde Corcovado Dağı üzerinde yer alan ve şehrin sembollerinden biri olan İsa heykeli.

İngilizce adı “Christ The Redeemer”

Corcovado dağı 710 m yükseklikte ve bu dağın manzarası muhteşem bir şehir manzarası sunuyor. Corcovado dağ treni, kıvrımlı bir yolu izleyerek dağın zirvesinin yakınına kadar geliyor. 

2017 Haziran ayı itibariyle 63 real fiyatı var. Her yerden otobüs ile ulaşmak mümkün. En iyi zaman dilimi gün batımından 1-2 saat öncesi yada gün doğumu vakti.!(bence)

 

7 emmuz 2007 tarihinde, Dünyanın Yeni Yedi Harikası’ndan biri olarak seçilmiş.
Dağın zirvesinde Heitor Silva Costa tarafından tasarlanan ve Fransız heykeltıraş Paul Landowski tarafından yapımı gerçekleşmiş.

Heykelin yapımı 1922’de o dönemde ülkenin başkenti olan Rio de Janeiro’da Brezilya’nın kuruluşunun 100. yılı şerefine başlatılmış ve 9 yıl sonra 1931’de resmi törenle açılmış. 30 m boyunda ki devasa heykel 8 m yükseklikteki bir kaide üzerinde duruyor ve 1.145 ton ağırlığında. Yalnızca başı 30 ton geliyor. İnşaat malzemesi olarak beton, üzerinde katman olarak da sabun taşı kullanılmış. Yılda 1 milyondan fazla turist anıtı ziyaret ediyormuş.

Bazı zamanlar heykelin başı yıldırımlar ile dertteymiş. Havanın bulutlu olduğu zamanlar çıkmak hiç uygun değil zira üzerinde ki sis ve buluttan hiç birşey göremeyebilirsiniz. Hava durumuna bakıp çıkmak daha doğru.
1 Aralık 1999’da Avusturyalı base jumpingci Felix Baumgartner, heykelin sağ kolundan paraşüt ile atlamış. Baumgartner, atlayış öncesinde heykele ok ile fırlattığı bir halat ile tırmanmış.Hani şu yakın zaman da atmosferden dünyaya atlayan Felix.

Manzarası ise tarif edilemez güzellikte. Benzeri sanırım Norveç Lofoten adalarında var.Manzaraya hayran kalmamak elde değil.

Seyir terasının manzarasına diyecek yok.

Bu da Finüküler İle Çıkış ve manzarasının linki :

Escadaria Selarón Merdivenleri/ Rio de Janeiro 🇧🇷 

Jorge Selaron merdivenleri hakkında birden fazla hikaye duydum ama en inandırıcı olanı yazmak istedim.

Selaron merdivenleri Rio de Janeiro’ya gelipde es geçilmeyen bir turistik nokta. Kış sezonu ve hafta içi olduğu için az insan vardı. Yaz sezonunda adım atmak zor olur sanırım.

Selaron’un hikayesi kısaca şöyle;
Şili asıllı sonradan Brezilya’ya göç etmiş ünlü sanatçı Jorge Selaron kendi halinde bir ressam ve seramik ustası. 2008 yılında hergün evinin önünde ki merdivenlerden geçerken kendi kapısının girişini güzelleştirmek için küçük bir mozaik yapıyor. Sanatçı ardından evin giriş kısmının daha belirgin hale gelmesi için kapısının hizasında ki merdiven basamaklarını Brezilya bayrağı renklerinde mavi, yeşil ve sarı renklerde mozaikle kaplıyor.

Birgün Selaron’un kapısını çalan yan komşusu, mozaikleri çok beğendiğini ve kendi kapısına kadar uzatmasını istiyor. Sanatçı komşusunu kırmayarak mozaikleri iki ev hizasına uzatıyor. Ardından diğer komşular da teker teker aynı istekle gelince, 250 basamaklı merdivenin tümü ve duvarları mozaikle kaplanıyor. Selaron’un mozaikleri sayesinde merdivenlere Escadaria Selaron yani Selaron Basamakları adı verilmiş ve sokak ve sanatçının atölyesi akın akın turistlerin geldiği bir yer halini almış.

Sadece kendi yaptığı seramikler değil dünyanın farklı ülkelerinden getirttiği seramikleri de merdivenlere eklemiş.

Türkiye’den bir kaç mozaik görmeniz mümkün.

Yıllar önce Şili diktatörlüğünden kaçıp Brezilya’ya geldiğinde arkasın da hamile karısını bırakmak zorunda kalmış ve kısa bir süre sonra karısının ve çocuğunun öldüğü haberini almış. Bu acı olay onun takıntılı bir şekilde eserlerinde hamile kadın resmetmesini açıklıyor.

Fakat tarihler 10 Ocak 2013’ü gösterdiğinde beklenmedik bir olay gerçekleşmiş ve Brazilya’nın en büyük televizyon kanalı Globo’nun muhabiri Selaron Basamaklarından yayın yapıyor ve sanatçı Jose Selaron’un yapıtı olan merdivenlerde sabaha karşı ölü olarak bulunduğu  haberini vermiş. Önce cinayetten şüphelenilse de, ölümünün bir intihar olduğu kayıtlara geçmiş. Yakın arkadaşlarının uzun süredir depresyonda olduğunu söylediği Selaron’un cenaze törenine ülkenin farklı eyaletlerinden sayısız insan katılmış.

JORGE SELARON 

Küçük bir graffiti hikayesi/ Rio de Janeiro 🇧🇷 

BOULEVERD OLIMPICO

Olimpiyat Bulvarı 

​Eduardo Kobra, Sao Paolo’da büyümüş ve graffitiyi her zaman okula gitmekten daha fazla sevmiş bir graffitici. Okuldan kovulduktan sonra ‘mülke zarar’ vermekten tutuklanmış ve mahkemeye çıkarılmış.

Ancak  hakim, onun yaptığı işten öylesine etkilenmiş ki, ona çalışmalarına polis karakolunun duvarında devam etme cezası vermiş.

Kısaca bugünün dünyaca ünlü sanatçısı Eduardo Kobra’nın yaşamı ve sanatı, büyük şeylerin küçük başlangıçları olduğuna güçlü bir kanıt sunabiliyor.

Eduardo Kobra, 2016 Olimpiyatlarının düzenlendiği Rio’daki Olimpiyat Bulvarında 27,871 metrekarelik bir duvar resmi yapmış. Bu, kendisine ait olan en büyük duvar resmi rekorunu kırması anlamına geliyor. 

Yapılış videosunu sayfanın sonun da izleyebilirsiniz.

Graffitiler için biraz daha aşağıya alayım sizi…

Aşağıdan ise graffitilerin yapılış videosunu izleyebilirsiniz..

Melankoliden uzak günlere..

Kendini olumsuz ruh hallerine kaptırırsan, kendi düşlediğin ve yansıttığın bu dünya tarafindan yenilgiye uğratılırsın.

Bulunduğun yer, senin içinde olduğun durumdur.

Gördüğün ve dokunduğun dünya senin düşünün bir ürünü.

Duygu ve düşüncelerin, inanç ve eylemlerin, tarih ve kader, seni saran olaylar ve insanlar, hepsi senin içsel oluşun tarafindan yaratılır ve şekillendirilirler.

Gereksiz herşeyi temizle…

Devamı »

Yolda olmak..

Kendi kendime kaldığım da bir hesaplaşma başlıyor içimde. Bir yerden başka bir yere giderken aynı kişi olamıyor insan. Az önce melankolik biriyken şuan neşe doluyum mesala. Gün içinde değişkenlik gösteriyor. Ama genelde neşeli oluyor içim. Artısı eksisi ile neşeli. Ne varsa yolda var. Birgün yalnızken diğer gün kalabalık bir ortam da buluyorum kendimi. Başkalaşıyorum. Değişiyorum ve ötekileşiyorum. Gitme diyenlere inat içim tarifsiz bir huzur ile dolu. Kaç kişi tanıdım şu 20 günde hatırlamıyorum. Not etmeliyim.

Sevdiklerim de oldu ama gönlüme alamadım. Bir kez kırıldımı tekrar kırılsın istemiyor insan. Bir yer de okumuştum, “Azraile koz vermek istemiyorsan, sevdiklerinin sayısını az tutacaksın”

Punta del este – punta del diablo (Uruguay) arası yolda gidiyorum. Camın ardı düz ova. Yeşil ve üzerine inekler serpiştirilmiş. Ufak nehirler ve göller ise yolun süsü gibi.

Gidilen nokta tarifi mümkün olmayan bir yer. Hemen ardından Cabo Polonia geliyor, ki efsane bir yer. Issız ve yıldızların okyanusun üzerinde izleyebileceğiniz bir yer. Her gideceğim yerin heyecanı diri tutuyor beni. İçim kıpır kıpır. Oraya ulaştığımda bir keşif duygusu ve doyumsuzluk, sindirme derken başka diyarların heyecanı başlıyor. Ve ben dünkü Selçuk olamıyorum. Üzerime koyarak ilerliyorum. Arınarak.. Tıpkı Dalai Lama gibi yada bir Guru.. 
Cebimde bir ev anahtarı yok. Bu duygu hoşuma gidiyor. Ödemem gereken faturalar yok. Kira yok. Hesap vereceğim veya varmam gereken bir yer yok. Tabular hiç yok. En hafifletici olanı da bu. İnançsız ve etiketsiz..

Anadan doğma gibi.. Saf..
07/05/2017 

19:15/Uruguay

 Arjantin / Buenos Aires 🇦🇷

18 saatlik İstanbul/Buenos Aires uçuşun ardından koşa koşa indim adeta uçaktan. Musa’nın nehri ikiye yardığı gibi yolcuları yara yara indim. Size tavsiyem uzun uçak yolculuğun da cam kenarı sakın almayın. Manzara izlerim diye cam kenarı seçtim toplasan 5 dk bakamadım camdan. Perde full çekili gittim. Açsam anında gözler bana çevriliyor. Millet yarasa moduna girmiş az […]

İsrail/Filistin 🇮🇱

 

13 mart pazartesi sabahı uçaktan iner inmez noluyo lan dedim. Sanki mahşere gelmişim de sorguya çekiliyor gibi bir ortam vardı. Bilen bilir pasaport kontrolü yapılır sonra serbestsin geç.

Sıraya girdim sırada iki tane uzun siyah elbiseli ve fötr şapkalı Haham vardı, yan sırada Katolik bir rahip sanırım emin değilim. 3 tane Protestan da cabası. Türkler de olduğuna göre müslümanlar falan, ben agnostik, ateist de vardır bildiğin mahşer yeri ortam.

Yukarı bakarak Allahım sen büyüksün dedim imana geldim skdkfdls

Bir çok arkadaşım İsraile giriş sıkıntılı çok soru oluyor demişti. Gittim gördüm neden geldin, nerede kalıcan dediler hepsi bu.

Tüm sorulara doğru cevap verdiniz Tebrikler…

Welcome to Heaven baby 😇

Devamı »